“eylul.1 plajda uzanmis konusuyorduk. ona en sevdigi ressami sordum. -van gogh, dedi. -neden? -kulagini kesebilmis, sol kulagini. bunu yapan ilk adam o. sustu. az sonra degisik bir sesle, -ama o bile eksik adamdi. timarhanedeyken yaptigi kendi portresinde insanlara yuzunun kulaksiz yanini gösteremedi. tam adam yok! bu sözlerin o gece anlattiklariyla bir ilgisi yok mu?iki gundur slk slk daliyor.” aylak adam
ben seninle tamamladim eksik parcalarimi ama yoksun yanibasimda. aramizdaki onca kilometreye kiziyorum her gece, her gun.
seni ozlemek
sesini duymadigimda sagirim, yuzunu gormedigimde dunyam karanlik. cokca haykirsam ismini duyar misin acaba sesimi…
anlar misin sensiz zamanin gecmedigini, seni ne cok ozledigimi.
ben cok duzgun anlatamiyorum kendimi oruc aruoba soylesin yerime…
“ozledigin, gidip goremedigindir; ama, gidip gormek istedigin
ozlem, gidip gorememendir; ama gidip görmek istemen
ozledigin, gidip gormek istediğin ama gidip goremedigin
ozlem, gidip gormek istemen- ama, gidememen, gorememen; gene de, istemen” oruc aruoba
sen olmasini ne kadar istersin, olmadiginda kimsenin seni fark etmeyecegini bilmek ugruna?
sevgilin olmasini ne kadar istersin, yakininda olmadan yasamin anlamsizlasacagini bilmek ugruna?
ben isterim hep seni…
arabeske inat sevmek seni…
sevmek, farkinda olmaksa yasadiginin sevmek, bakmak degil gormekse eger aklin bastan gitmesi degil, duymak ve bilmekse esit olarak
yemeden icmeden kesilmeden cogalmaksa sevmek eksilmeden cagina taniklik ederek ve kahrolmadan arabeske inat.
icin icine sigmamaksa bir cosku, bir senlik, bir erdemse sevmek insanlari, cocuklari, kuslari unutmadan sarki soylemekse sarhos olmadan
verem olmamaksa sevmek, senin askindan daha saglam basiyorsam topragima, unutmak, saskinlik, azap degilse; bilinc, ogreti ve sevincse, paylasilan bir ekmek gibiyse sevgi,
seni seviyorum
enis fosforoglu
absolut time
kara bulutlarla kapli bir pazar gunu taksim house cafe’de gec bir oglen yemegi ile basladik seruvenimize.
davetli oldugumuz etkinlik “absolut tasting session” ismini tasiyordu. yurt disindan gelen joe maccanta isimli bir mixologun misafiriydik. (mixolog olmak nedir dedim bende ilk duydugumda “mixolog barmenligin bir ust seviyesiymis, hep birlikte ogrenmis olduk)
bu etkinlikte sevgili alev durmusoglu ve super gazeteci zeynep mengi ile birlikte yer aldik. baslangic olarak bize absolut hakkinda genel bilgiler verildi. ardindan joe ilk kokteylimizi hazirlamaya basladi. bu kokteyl icerisinde “salatalik, zencefil, feslegen, lime, bolbuz ve pek tabi absolut vardi.
anlatmasi bu kadar uzun surdu ama biz(hepimiz) bayildik.
ardindan icerisinde taze elma suyu, limon, nane ve armutlu absolut iceren kokteylimiz hizlica hazirlandi. hizlica cekilen fotograflarin ardindan bardaktan ilk once kim tadacak konulu yarismamizi ben kazandim :) bu benim favori ickim oldu.
sondan bir onceki kokteylimiz en ilginciydi. raspberry absolut, nane, limon suyu ve karabiber! (yanlis duymadiniz karabiber) iceriyordu. icince bunun ictigim en ilginc kokteyl olduguna karar verdim (k) ozellikle alev en cok bunu sevdi.
joe’nun keyifli sohbeti esliginde son kokteylimiz hazirlanmaya baslandi. armutlu absolut, visne suyu, nane, hindistan cevizi surubunun guzel bir karisimi oldu.
karanlik bulutlarla kapli bir pazar gununu son kokteylimizi yudumlarken keyif icerisinde tamamladik. organizasyonda emegi gecen herkese cok tesekkur ediyorum.
uzun yillardir absolut icicisiydim, artik bu tescillenmistir diye dusunuyorum.
biraz kul, biraz duman , o benim i$te kerem misali yanan , o benim i$te inanma gozlerine, ben ben degilim beni sevdigin zaman, o benim i$te
are you the favorite person of anybody? vol II
iki sene once yazmistim ayni konuyu, ayni cumlelerle…
o zaman sen yoktun, simdi varsin… iyi ki varsin (hayatimin en onemli insani)
miranda july 2005 yili yapimi kisacik bir$eydir.
uc dakika elli yedi saniye icinde bir cumle gecer butunde; herhangi birinin en cok sevdigi insan misin? diye sorar sokaktan gecen, hic tanimadigi insanlara…
kim nasil cevap verir bu soruya, veya sen kimsenin hayatinda neredesin diye sorasi gelir izledikten sonra yanindakine…
sorsan bile sonra ki soru $u olmali midir? ya sen o’nun hayatinda en sevdigi ki$i misin?
ya degilsen, nesin o zaman sen? hayat mi, hayal mi?
nesi var 14 subat'in 15'ten, 16'dan fazla veya eksik...
benim icin ozel bir gun, tipki dun gibi, ayni yarin gibi
sen varsa o gunun icinde bana hergun sevgi,
sevgili gunu... gerisi yalan, dolan.
Askti o! Degistiren tum gecelerimi
Askti o! Beni durup durup yenileyen
Oydu, duygulu yapan hoyrat ellerimi
Oydu, doludizgin gidisime dur diyen
Bir bicagin keskin yuzunde kan lekesiydim
Askti yine beni yikayan, aritan su
Boyle ak pak olacagimi bilir miydim
Icimde acmasaydi o sevmek duygusu?
Ben bir tutsagim simdi sevgiye, gonullu
Cozmeyin ellerimi, zincirlerim kalsin
Gorsun prangalarim o dogacak gunu
Ve bu dunyaya ask dolu siirlerim kalsin
Seninle her yerde guzel, her zaman yeni
Istemem, sensiz hatirlamasinlar beni
UYO
sen yoksan
Bir atesim yanarim kulum yok,
dumanim yok.
Sen yoksan mekanim belli degil,
zamanim yok…
UYO
ikibindokuz neden iyi gecti?
ikibindokuz bana bir suru sey katti, goturdugu onca seye ragmen…
kimi zaman kahkahalarla gulduren, kimi zaman solugum kesilene kadar aglatan haberler aldim…
insanlar gordum, arkadaslarim oldugunu zannettiklerim oldu… kaybettigim arkadasliklarim boldu…
abuk sabuk saglik problemlerim oldu. bir kismi gecti, bir kismi yapisip kaldi. saglik olsun dedim…
milyonlarca dolarlik ihalelerin alinmasinda minicik rollerim oldu, sirketimize azicikta olsa para kazandirabildim…
yeni ulkeler, yeni sehirler gordum. tatmadigim bir suru yemegi, icecegi denedim…
ama bir suru guzellik kazandim ikibindokuz’da. en guzeli sevgilimdi , sonra bir suru tanidigim, arkadasim oldu friendfeed‘den. guzel haberler aldim- nisanlananlar, dogum gunlerine sahitliklerim, cocuk bekleyenler oldu-
ziya‘ya biraz faydam dokunduysa bu yil en cok ona sevindim…
ikibindokuz boyle gecti. kimi zaman iyi, kimi zaman ortalama, kimi zaman kotu… onumuzdeki senenin ne getirecegini hep birlikte gorecegiz… sunun surasinda 25 saat kaldi…
IT sektorunde calisanlarin kucuk esnaf olma tutkusunu cani gonulden ya$ayan bir sistem adminiydi. $imdilerde her$eyi satabilmeyi en ust hedef haline getirmi$ bir System Engineer olarak NetApp'ta calisiyor.