Ilk gordugum insanlardan biriydin hayatimda, ellerinde buyudum, kucucuk bir cocukken yaptigim yaramazliklarimi, hasariliklarimi, her turlu kaprisimi sana yapardim, evimizin iyi polisi…
Hasta oldugunu ogrendigimde yaban ellerdeydim, eve dondugumde sana kosmak istedim. Ben usuttugum, mikrop tasidigim icin hastanede yanina almazlar diye, gelemedim yanina. Tekrar yaban ellere gittim, aklim, fikrim hep sendeydi. Pazar aksam uzeri yogun bakima alindigini ogrendigimde gece boyu kabuslar icinde dondum durdum. Sabah oldugunda yuregim yaniyordu, gogsumun uzerinde sanki koskoca bir kulce demir vardi. Sirket icin onemli bir egitim tam basindayken aldigim haberden elim ayagima dolandi, ayaga kalkip egitmenlerden tekinin yanina giderken yuzumun aldigi hali gormus olacak ki, neyin var dedi. Anneannemi kaybettik diyebildim elin Ingilizine, tuttu kolumdan yere dusmeyeyim diye. Git sen burada bir isin yok, diye kendime getirmeye calisti, sonrasi… Gozyaslari, akil karisikligi, bulanik bir hafiza… bir sekilde bana bilet buldular, Alev bir yandan Istanbul’dan eve gidebilmem icin bilet ayarlamaya calisiyordu.
Sans o ki Ankara’dan ayni ucakla donduk memlekete… O soguk kargo deposunda, ben hemen uzerindeki koltuklarda…
Hep istedigin gibi uykunda veda ettin hayatina, o hain hastaliga yenilmeden, kayip gittin ellerimizden.
Keskem olmadi seninle hic, tek bedduan “dede olasin, torunlarini sevesindi” bana… Sen olmazsan dede olmam ben derdim, kucucuk halimle. Sen yoksun artik, dede olsam ne bu saaten sonra, olmasam ne.
Minik ellerine kurban oldugum, hayata her zaman dimdik durmaya calisanim, anne yarim, annemin anasi, anneannem. Artik aci cekmeyeceksin, igneler, doktorlar, seni uzecek kimseler yok.
Mekanin cennet olsun.