Gez, goz, kas

Agustos ayi turlu cesit yerlere gittik. Hepsinden bir sonra yazacagim yazi icerisinde bahsedecegim. Ancak son goz agrimi ilk olarak yazmak istedim. 

Oncelikle Istanbul’dan o‘nu aldiktan sonra basladi yolculuk. Ankara’ya gelip 3 gece konaklamamizi yeni kesfimizde yaptik. Carsamba gunu sabahi yolculuk, alinan birer kahve esliginde basladi. Teknik bir kac sorun yuzunden yola cikisimiz 2 saat rotarli olsa bile, keyfimizi cok kacirmadi(yalandan kim olmus)

kas erkin

Afyon’da verilen sucuk molasina kadar kaptan pilot bendim. Ardindan yolcugulun kalanini ergen ruhlu sevgili soforumuz aldi. Takribi 10-11 saat sure yolculuk boyunca defalarca mola verdik. Insuyu magrasini dolastik, kayboldugumuzu sandik, yirmi defa haritayi kontrol ettik, dag yollarini asip aksamin bir korunde zifir karanliklar icerisinde kas merkezine ulastik. Gece isiklari bizi buyulemisti, Zafer bey’i arayip bizi aldirmalarini rica ettik. Yorgunluktan oluyorken, acaba nasil bir yere gidiyoruz, cok mu uzak, gece motorla denize mi acilacagiz, karnimiz cok ac, raki var mi sorulari beynimizde dolaniyordu.

20 dakikalik tekne yolculugumuzun ardindan, kiyida otel personeli bizi karsiladi, cantalarimizi kus gibi odaya ucurdular, bizi deniz kiyisindan hazirlanmis bir masada misafir ettiler. Cupralarimiz, rakimiz, roka salatamiz, kizarmis ekmegimiz, beyaz peynirimiz, baliklar, ordekler ve tesisin kopegi “can” ile yolun yorgunlugunu attik. Sabahin korunde uyanip nereye geldigimiz gormek icin odaya kosturduk. Oda icerisinde kucuk bir surpriz bizi bekliyordu. Yatagin uzerinde ciceklerden yapilmis bir kalp bizi karsiladi. Derhal uyuyup sabahin olmasini iple cektik. Kargalar kahvalti etmeden uyanip hazirlandik ve cenneti gorduk. Piril piril bir deniz, tertemiz bir plaj, guler yuzlu personel ve emrinize amade bir tesis.

Anlatacak onlarca sey var Don Quijote hakkinda. Baligi, kalamar dolmasi, anne usulu kizarmis patatesi, kahvaltisi, piril piril denizi ve icindeki onlarca cesit baligi, gunduzu, gecesi, sakinligi, sessizligi, guleryuzlu ve eli cabuk personeli, sizi krallar, kraliceler gibi karsilayan sahibi. 3 gun boyunca cikmadik oradan, pansiyonda uyuyup, kahvaltimizi, oglen ve aksam yemeklerimizi, ikindi atistirmalarimizi orada yaptik.

kas erkin

Giderken mutlaka yaniniza palet, snorkel, deniz gozlugu alin. Ayrica ulasim sadece deniz yolundan yapildigi icin, bir adada oldugunuzu dusunun ve tum ek ihtiyaclariniz icin(sigara vs) sehre donmeniz gerektigini hesaba katin. 

Ayrica ulasim icin mutlaka Antalya icerisine girmeden Korkuteli’nden Gombe Elmali yolunu tercih edin. Manzarasi bol, yolu ferah, trafigi az.

Gidin, yiyin, icin, denize girin, sohbet edin ama  herkese tavsiye etmeyin (cok kalabalik olmasin)

3 gunluk tatilin ardindan donus yolunda Senirkent’e ugradik. Burasi ile ilgili yaziyi ben yazmayacagim ama o kisim icin diyecegim tek soz e dortte bir kalmismisti, kalani sel goturdu olacaktir.