kadin olmak veya olamamak

Gecen sene yazmistim asagidaki yaziyi. Annemin ve benim dogumgunum olmasi disinda hicbir sey degismedi. 

Son aylarda onlarca kadin oldu, olduruldu. Kimisi dekoltesi yuzunden!!! tecavuze ugradi. Kimisi kadin oldugu icin kirletilen namusundan dolayi katledildi. Kimse kilini kipirdatmiyor. Kadinlar gununde size cicek, cikolata almasin kimse. Hakkinizi korusun, kollasin yeter!

bugun benim ve annemin dogumgunu.
ayni zamanda dunya kadinlar gunu.



kadinlar gununde kadinlarin kendi geleceklerini aydinlik gordugu, ayaklarinin uzerinde durdugu, kisisel hak ve ozgurluklere sahip oldugu, erkekler tarafindan ezilmedigi, kendi secimlerinden oturu yargilanmadigi gunleri bekliyoruz.

nafile bir bekleyis aslinda.

ulkemin guzel topraklarinda erkeklerden zor bir hayat yasiyorlar “yasamak denirse”

kimisi namus bekcisi aile buyukleri tarafindan boguluyor.

kimisine yafta yapistirilip toplumdan dislaniyor.

kimisi calisabilmek icin insani degerlerinden vazgecmek zorunda birakiliyor,

kimisi tercihlerinden oturu cezalandiriliyor,

kimisi genel degerlere uymadigi icin hakaretlere maruz kaliyor….

hayat bu sekilde akiyorken, dogumgunumu kutlamak gelmiyor icimden…
herseye ragmen dunya kadinlar gununuz kutlu olsun…

kendini savunabilirdin?

Cok sevdigim ulkemde bir mahkeme karar veriyor. Gerekceli karar su sekilde  “N.Ç.’nin hem kendisini pazarlayan iki kadının yanına, hem de kendisiyle ilişkiye giren 26 kişinin yanına rızasıyla gittiği”  yorumu yapiliyor. kaynak radikal

13 yasindaki cocuk kendisini savunabilirdi deniyor. kendisinden en az 20 yas buyuk erkeklerden, kadinlardan kendisini koruyabilirdi. Devletin polisi, askeri, idarecileri koruyamadi seni cocugum ama sen kendini koruyabilirdin…

Adalet keskin bir kilictir, buna mudahale etmek, alinmis bir karari yorumlamak hakkim yok. Ancak vicdan sahibi bir vatandasim ve alinan karari kabul etmek istemiyorum. Sucluysan, hele tecavuz gibi yuz kizartici bir sucun varsa, curum islemek icin cete kurduysan, bu isledigin sucun sonucunda masum bir COCUK zarar goruyorsa.

ben bu kisilerin alacagi hicbir cezayi kabul etmem, edenin fikrine saygi duymam. isterseniz sizde bana saygi duymayin.

dekolte=tecavuz mudur?

konu tecavuz, bunu tartisan bilim adami, ortaya cikan sonuc ise cok garip;

“Sorunun odağında kim var? Kadın var. Kardeşim sen dekolte giyinirsen bu tür çirkinliklerle karşılaşman sürpriz olmayacaktır. Tahrik ettikten sonra sonucundan şikayet etmen makul değildir.”

kaynak; ntvmsnbc

daha once tecavuz ile ilgili bir yazi yazmistim. defalarca paylassam bile birsey degismeyecek ama tekrar yazayim;

tecavuz edenle evlenmek kurtulustur

boyle bir mantik,boyle bir yaklasim nasil kabul edilebilir.hangi insan evladi rizasi olmadan birinin kendisi ile cinsel iliskiye girmesini kabul eder.
bu igrencligi yapan haysiyetsiz mahlukat ile bir omur boyu yasamayi,her an yuzsuz suratina baktiginda icinden gelen kini durdurmayi nasil kabul eder.seni ve tercihlerini hic umursamayip sadece kendi cukunun derdiyle yedigi bok yuzunden omur boyunda azap cekmeyi kim ne sekilde kabul etmelidir,bu nasil kurtulustur.
ya tecavuz edilen insan tarafindan kurtarilmak istemiyorsa,ceza alip hapisanelerde curumesini diliyorsa ne olacak.yine kurtulacak mi tecavuz edilen.
acilan yara kapanabilecek mi?

neyden kurtulustur demek lazimdir bu sozun sahibine.yoksulluktan,acliktan,gelir seviyesinin dusuklugunden, insan yerine konmamaktan,cagdas ulkelerin gelismislik seviyesine ulasamamis olmaktan,yalnizliktan,ezilmekten, mutsuzluktan, hayatinin bes para etmedigini gordugun hastanelerden, uc kurusa tum degerlerini satan insanlarin yuzsuzlugunden, politika olarak hicbirsey yapmayan musveddelerden, artan vergiler ve enflasyon karsisinda eriyen maasindan, horgorulup,saygi duyulmamaktan, dinsel-cinsel-fikirsel baskilardan, yetersiz egitimden kurtulusmudur. o zaman herkes tecavuz etsin sevdigi birine, kurtarsin onu.

bir insanin ruhu bu kadar degersiz mi?

demi$tim zamanin birinde…

Can Dundar ise $unu demi$….

Tecavüz suçu, eski Ceza Yasası’nın “Kamu Ahlakı ve Aileye Karşı Suçlar” bölümündeydi. “Kadının bedeni, kamunun ilgi alanındadır; cinselliği de ailenin sorumluluğundadır” demekti bu… AB’ye uyumlu yeni yasayla tecavüz, “Kişilere Karşı Suçlar” bölümüne alındı.
Belki bilmeyenler vardır; cinsel tacizde “çocuğun rızası” diye bir koşul vardı. Bu durumda tacizcinin cezası indiriliyordu.
Evlilik içi tecavüz suç kabul edilmiyordu.
Tecavüzcü, tecavüz ettiği kızla evlenirse affedilebiliyordu.
sevgi’li gunu

kimi seversen sev veya kimseyi sevmezsen sevme. gunun kutlu olsun yinede…

Tahir olmak da ayip degil Zuhre olmak da
hatta sevda yuzunden olmek de ayip degil,
butun is Tahir’le Zuhre olabilmekte
yani yurekte.
mesela bir barikatta dovuserek
mesela kuzey kutbunu kesfe giderken
mesela denerken damarlarinda bir serumu
olmek ayip olur mu?
Tahir olmak da ayip degil Zuhre olmak da
hatta sevda yuzunden olmek de ayip degil.
seversin dunyayi doludizgin
ama o bunun farkinda degildir
ayrilmak istemezsin dunyadan
ama o senden ayrilacak
yani sen elmayi seviyorsun diye
elmanin da seni sevmesi sart mi?
yani Tahir’i Zuhre sevmeseydi artik
yahut hic sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliginden?
Tahir olmak da ayip degil Zuhre olmak da
hatta sevda yuzunden olmek de ayip degil

Nazim Hikmet

sana ne?

son gunlerde herkes aile danismani, iliski uzmani, ahlak bekcisi, din alimi, adli tip uzmani, gazeteci, televizyon yapimcisi, kose yazari veya allame-i cihan…

unlu bir kisi hayatini x y z parametreleri ile kaybediyor. bulundugu yer, yanindakiler, son durumu, neden orada oldugu, ailesi, colugu, cocugu, o gece ne yedigi, ne ictigi, kime ne dedigi, kime ne demedigi vs konusunda herkesin fikri var.

hangi inanca veya bakis acisina sahip olursan ol. hayatini kaybetmis bir insan hakkinda konusmamalisin, dedikodu yapmamalisin, henuz kurumamis mezari uzerinden prim yapma derdiyle edebiyat parcalamamalisin. yok efendim  ”o adam kimmis”, yok efendim “cocugunu dusunmemis”, yok “su testisiymis”, yok “cocuk kerataymis”, yok “kocasi nasil boyle birseyi kabul edermiymis”. isinize gelen kahraman, gelmeyen kotu kadin oyle mi?

bana ne? sana ne? ona ne? 

hayat kurtarmak

6 sene oldu saniyorum. su anda calistigim sirkette ise yeni basladigim siralar, aksam saatlerinde calisiyorum, tam is bitti cikacagim derken xyz kurumunun routerlarinda sorun varmis bakilacak dendi, gittim cozmeye. kurumda mesai bitmis ben varim, bilgi islem sorumlusu bey var, bilgi islem muduru bir bey daha var. ben cebellesiyorum sorunu cozmek icin, mudur beyin rengi bi atti o ara.

hafiften sallanmaya basladiginda ben sandalyemi geriye dogru iteklemeye baslamistimki, bir anda gozu karardi, kafasini once masaya sonra kesona carpip yere yigildi. aman vay vay derken eleman, onu onumden cekip genel durumuna baktim. alni acilmisti, nabiz zayifta olsa vardi  ama daha onemlisi soluk alip vermesi durmustu. hemen elemana 112’yi aramasini soyledim. arayamadi. bir saniye suphe etmeden uygun konuma getirip temel yasam fonksiyonlarina yeniden kavusmasi icin ugrastim. bu sirada orada calisan diger elemana ceplerini, cantasini arastirmasini soyledim. cebinde simdi ismini hatirlamadigim kalp ilaci cikti. ilaci dil altina koymaya calisirken kendine geldi. durumunu iyice kontrol ettim, elemana telefonu kapattirdi. ben arayacagim gak guk ederken “yok ben iyiyim” “olur oyle” vs diye cumleler kuruyordu.

bir iki dakika bilinci acik kaldiktan sonra tekrar bayildi. bu defa yine ayni donguye girdim ben, elemana 112’yi aramasini soyledim. xxx bey oluyor oluyor aman aman diye sizlanan, panige kapilan elemanin dahili hattan 112’yi aradigini fark etmem uzun surmedi. bir yandan hastayla ugrasirken diger yandan “once hat al, bir bir ikiyi tusla” acildigi zaman diyeceklerimi soyle deyip acil yardim ekibine durumun vehametini anlattirdim, hatta adresi tarif ettirdikten sonra handsfree’yi actirip durumu bende detayli anlattim. elemana sirketin butun isiklarini yaktirip, yola inip ambulansi beklemesini soyledim. dakikalar icinde 112 ekibi ulasti, hastanin hikayesini anlattim, birlikte paketledik. kendine geldiginde artik ambulanstaydi. 

is icin gittim yerde basima boyle bir sey gelmesini hala anlamlandiramiyorken ambulansin arka kapisini kapattim, o anda elim ayagim bosaldi… biraz once iki defa bir insani kurtarmistim, onca egitim, onca test, karsilastigim onca zorluga ragmen tek basima boyle birseyin altindan kalkmis olmama halen inanamiyorum.

ertesi gun ise gittigimde rapor istediler, sorun cozulmedi dedim, “nasil cozulmez, gak, guk” nidalarina “e adam oluyordu, onu kurtardim” dedim…

18 sene once

gecen sene elimden bunlar dokulmustu. ne yazik hicbir sey degismedi. sen toprak oldun, fikirlerin zorla ayakta tutulmaya calisiyor. 


Ankara’ya dogru yol aliyorduk olum haberini aldigimizda. Cocuk yasima ragmen kim oldugunu biliyordum, bir tek kimin oldurdugunu bilemiyordum… Evin icinde yas havasi vardi, herkes agliyordu olumunun ardindan. Sanki evimizin bir bireyiymiscesine… Cenazene katilan onbinlerden biriydim cocuk halimle, katillerinden gelen bir mesajdi seni parcalara ayirmak…


Sen oldun, yazdiklarin kaldi bu kubbede…
Ne zaman gecsem sokagindan, icimde bir burukluk…
yaziklar olsun seni oldurenlere, yaziklar olsun sozde bulunan elleri kanli katillerine, yaziklar olsun bulunamayan ardindaki guclere…

ugurlar olsun sana…

tepki(siz)siniz

Gereksiz seylere tepki gosterip, gereken seylere duyarsiz kalmak konusunda harikayiz.

Konu Osmanli’yi iceriyor diye bir diziyi hedef gosteriyoruz ama Mustafa Kemal olunca sessiz kaliyoruz.

Icki yasagina tepki gosteriyoruz ama sagliksiz kosullarda hayat surulmesiyle ilgili tepki gostermiyoruz.

Ekonomik olarak ilerledik diyenlere tepki gosteriyoruz ama ulkede et uretimi durma noktasina geliyor, buyuk ureticiler ithal et yuzunden uretimi birakiyor sessiz kaliyoruz.

Seninki kac cm? diye site olusturup tepki gosteriyoruz ama zehirli nehirlerle dolu bir ulkede tarim urunleri zehirleniyor, kanser orani artiyor tepkisiz kaliyoruz.

Helikopterimiz dusup askerimiz sehit oldu diye tepki gosteriyoruz ama atmislarda uretilen ABD’de ikibindort yilinda kullanilmasi birakilan UH1 tipi helikopterlerin halen kullaniliyor olmasina duyarsiz kaliyoruz.

Yargi insanlari serbest birakiyor diye bagiriniyoruz ama yargi reformu konusunda kilimizi kipirdatmiyoruz.

Egitimde firsat esitligi icin soyleniyoruz ama kirkbes santime takiliyoruz.

Alkolume dokunma diyoruz ama alinan kararlarin, yonetmeliklerin ne sonuc doguracagini, sporun, sanatin bundan nasil etkilenecegini umursamiyoruz.

Kultur baskenti ilan ettigimiz sehrimiz var buna seviniyoruz ama icine tukurulen sanata, ucubelere tepkisiz kaliyoruz.

Cok cocuk istiyoruz ama cocuk istismari konusunda kilimizi kipirdatmiyoruz.

animated optical illusion

bunun insanlik disi oldugunu dusunuyor musunuz?