okumuyorsun
erkin yerine;
erkan, ekin, erdal, ergun, erhan, ersan, elkin, evkin, erkim, elkin, erdinc, ergin, ergen, ertunc
diyorsun.
oysa benim ismim erkin.
rahmetli babamin yadigari. onu okumaktan bile acizsin. okumadigin gibi yanlista soylemekten utanmiyorsun. elin ecnebisi bile duzgun okumaya gayret ederken, ayni dili konustugum insanlarin, turkce olan bir ismi okumaktan aciz olmasina ne diyeyim. tum bunlarin sonucunda, sana saygi duymami bekleme. once okumayi ogren ve bir zahmet ismimi dogru telaffuz et. .
Cips Makinasi
Haftalik Dealextreme ziyaretlerim sirasinda kesfettim bunu. Bugun geldi, hemen denedik. Patatesi soyuyorsun, sonra icinden cikan rende ile dilimliyorsun. Tek tek plastik kaliba diziyorsun. sonra mikrodalga firinda 900watt’ta 7 dakika pisiriyorsun.
Yagsiz, super cips oluyor. Afiyetle yeniyor. Almak isteyenler icin link

10 haziran
Insanlarin hayatlarinda donum noktalari olur. Kimisinde bir karar alir sehir degistirirsin, kimisinde isinden ayrilirsin, bir baskasinda evlenirsin, bir digerinde cocugun olur. Sonucunu bilemedigin donum noktalaridir bunlar. Bilmezsin ama mutluluk ekersin, sevinc bicersin genelde.
Kimilerinde ise hayatin o andan sonra bambaska bir anlamsizliga suruklenir. Bundan uzun seneler once hayatimin donum noktalarindan birisini yasadim. Babami kaybettim. Gittigi o gri Ankara’dan oldugunu ogrendim. Ellerimde ilk karnem, dizlerimde dusmekten kabuk baglamis yaralarimla hayatimin en buyuk yarasini aldim.
Er’im, candostum, kardasim, babam yoktu artik. Hic inanmadim beni birakip gittigine, hep bir umut bekledim. Her sevincimi, derdimi, tasami, basarimi, huznumu, coskumu kosup anlatmak istedim. Gittim karsisina, bir avuc toprakti o’ndan geriye kalan. Anlattim ona ragmen, tek kelime etmedi.
Deliler gibi ozledigim koca fidanim, kara kaslim, kara gozlum, dusuncelerimin, kitap tutkumun lideri, dunya gorusumun temeli…
Az kaldi seni kaybettigim yasina erismeme.
Ruhun sad olsun.
Oglun
23 Nisan’da bu blog benim
3. defa bu blog bir gunlugune cocuklarin olacak…
secimler
ne cok seye alisiyoruz hayatimiz boyunca. oturdugumuz eve, calisma masamiza, bilgisayarimiza, ofise giderken sectigimiz yola, sandalyemize, calisma arkadaslarimiza, is tempomuza, oglen nerede yesek kararsizligina, aksamlari gec cikmaya, onca is yogunlugunun arasinda eglenceli bir iki cumleye, insanlara, esyalara…
alistigim onca seyden vazgeciyorum. yasadigim sehirden tasiniyorum, oturdugum evden ayriliyorum, arkadaslarimi, sayisi cok az olan dostlarimi geride birakiyorum.
herseyi bir anda degistirmek cok kolay degil ama guzel birsey icin olacak bu degisim. yepyeni bir sehir, yepyeni bir hayat, yepyeni bir is, eski arkadaslar ve sen.
yeni bir yol ayrimindayim, bir yolu secerken digerini geride birakiyoruz. paralel evrende geride biraktigim hayatimda neler olacak, kim bilir…
bugunlerin populer konusu radyasyon hesabi. iste aci gercekler… usenmeyin, oturun hesaplayin.
18 mart
kimse hatirlamaz onsekiz mart’i. sorsan bilmez kimse olen binleri, yuzbinleri. bir destan yazildi, bir kahramani dogurdu Canakkale Zaferi. Mustafa Kemal’in onderliginde, batili isgalcileri bozguna ugratti onbinlerce, yuzbinlerce askerimiz…
bir cogu donmedi, donemedi. vuruldu, parcalandi, vatani icin sehit oldu, toprak oldu kanlari, kemikleri…

zamane insanlari gibi kansiz, ruhsuz, hirsiz, yolsuz degildi olenler. kanini doktu, evladini yetim, karisini dul birakti. tek derdi vataniydi…
Turk milletinin zaferlerinin baslangicidir Canakkale… sehitlerimizin kemiklerini sizlatanlara inat, vatani satanlara inat kazanilan bir zafer.
kadin olmak veya olamamak
Gecen sene yazmistim asagidaki yaziyi. Annemin ve benim dogumgunum olmasi disinda hicbir sey degismedi.
Son aylarda onlarca kadin oldu, olduruldu. Kimisi dekoltesi yuzunden!!! tecavuze ugradi. Kimisi kadin oldugu icin kirletilen namusundan dolayi katledildi. Kimse kilini kipirdatmiyor. Kadinlar gununde size cicek, cikolata almasin kimse. Hakkinizi korusun, kollasin yeter!
bugun benim ve annemin dogumgunu.
ayni zamanda dunya kadinlar gunu.

kadinlar gununde kadinlarin kendi geleceklerini aydinlik gordugu, ayaklarinin uzerinde durdugu, kisisel hak ve ozgurluklere sahip oldugu, erkekler tarafindan ezilmedigi, kendi secimlerinden oturu yargilanmadigi gunleri bekliyoruz.
nafile bir bekleyis aslinda.
ulkemin guzel topraklarinda erkeklerden zor bir hayat yasiyorlar “yasamak denirse”
kimisi namus bekcisi aile buyukleri tarafindan boguluyor.
kimisine yafta yapistirilip toplumdan dislaniyor.
kimisi calisabilmek icin insani degerlerinden vazgecmek zorunda birakiliyor,
kimisi tercihlerinden oturu cezalandiriliyor,
kimisi genel degerlere uymadigi icin hakaretlere maruz kaliyor….
hayat bu sekilde akiyorken, dogumgunumu kutlamak gelmiyor icimden…
herseye ragmen dunya kadinlar gununuz kutlu olsun…
kendini savunabilirdin?
Cok sevdigim ulkemde bir mahkeme karar veriyor. Gerekceli karar su sekilde “N.Ç.’nin hem kendisini pazarlayan iki kadının yanına, hem de kendisiyle ilişkiye giren 26 kişinin yanına rızasıyla gittiği” yorumu yapiliyor. kaynak radikal
13 yasindaki cocuk kendisini savunabilirdi deniyor. kendisinden en az 20 yas buyuk erkeklerden, kadinlardan kendisini koruyabilirdi. Devletin polisi, askeri, idarecileri koruyamadi seni cocugum ama sen kendini koruyabilirdin…
Adalet keskin bir kilictir, buna mudahale etmek, alinmis bir karari yorumlamak hakkim yok. Ancak vicdan sahibi bir vatandasim ve alinan karari kabul etmek istemiyorum. Sucluysan, hele tecavuz gibi yuz kizartici bir sucun varsa, curum islemek icin cete kurduysan, bu isledigin sucun sonucunda masum bir COCUK zarar goruyorsa.
ben bu kisilerin alacagi hicbir cezayi kabul etmem, edenin fikrine saygi duymam. isterseniz sizde bana saygi duymayin.
